Ramazan bayraminda ailemi gormeye Ankara'ya gittiydim. Ankara'da kalmayalim yine biryerleri gezelim diye arabalara atlayip Akcakoca'ya kactik. Ben bu kadar yakin bir mesafede denize ulasilabilecegini bilmiyordum. Evet ,Ankara'lilar icin denize kavusmak arabayla 3
.5 saati falan aliyormus. Aileme ve akrabalarima boyle bir firsati yaratip , Karadeniz'e ait biryerleri yine kesfetmeme olanak sagladiklari icin tekrar tesekkur ediyorum.
Akcakoca, sirin ve sakin bir karadeniz kasabasi. Ben biraz carpik kentlesmeye yenildigini dusunuyorum ama. Bence yeni binalarin, hele hele bir anlami olmayan buyuk apartmanlarin sahil boyunca olmasi benim de yuregimi acitiyor ama sonucta yapilabilcek bir sey yok.
utmamak gerekir. Akcakoca'nin kalesi gezilecek gorulecek en guzel yerlerden biri. Gerci kale'ye ait cok birsey kalmamis ama tepeden denizi seyretmek ayri bir tad veriyor insana. Yagmur ve soguga r
agmen teyzemin tavuklarini ismarladigimiz mangal ile pisiriverdik. Tabi bizim aile tedarikli geldiginden, annemin pogacalari, anneannemin ispanakli boregi ve elmali pastasi , teyzemlerin beyaz peyniri, onlar bunlar derken sanirim yine birkac kilo almis da oldum...Her ne kadar fotograflar gercek gozlerle goruneni yansitamiyor olsa da Akcakoca'da cep telefonlari ile cektigimiz fotograflari da eklemeden gecemedim...Iste
tuler...
No comments:
Post a Comment